29 Mart 2012 Perşembe

The Descendants

The Descendants - Senden Bana Kalan

Türü dram komedi olarak geçen filmimiz için ilk başta ne düşüneceğimi bilemedim. Bu konu ile bolca ağlamalı bir film çıkar mıydı? Çıkardı belki. Ama yönetmenimiz Alexander Payne biraz gülelim, hatta şok olalım istemiş olabilir.


Beklentiniz bence ağlayacağım, duygusallıktan öleceğim olmasın. Biraz fazla gerçek bile gelebilir film. Konumuz eşi geçirdiği bir kaza sonucu ölüm döşeğinde olan Matt King'in hem kendi ailesini toplarlama hemde bu sırada atalarından kalan mirasını satıp satmama konusunda yaşadıklarını anlatıyor. Filmin en büyük süprizi ise karısının kendisini aldattığını ve boşanmak üzere olduğunu öğrenmesi.

Kızların (özellikle büyük kızın) babasıyla ilişkisi ise biraz fazla şok edici olabilir. Ama çok da şaşırmamak gerek belki, her aile vicvic mükemmel değil sonuçta, en mükemmel gözükenler bile. Büyük Kız'ı oynayan Shailene Woodley'in performansı ise bence havuz sahnesinde tavan yapmış. Babaya olan kızgınlıklar ve bir yanda da acıma, üzülme sonrasında anneye olan ve ölüm döşeğinde bile olsa geçmeyecek kin. Filmin başındaki uzaklıktan sonra babasının yanında olmak için gösterdiği çaba, yardım etmek istemesi, ne olursa olsun aile böyle bir şey demekki dedirtti bana.


Büyük kızımızın film boyunca yanından ayrılmayan sevgilisi ise bizi sonlara doğru şaşırtmayı başarıyor. Bence izlenmeli.

Filmimiz Altın Küre ödüllü ve Oscar adaylarındandı. IMDB puanı 7.6

Son olarak canım George Clooney sen aldatılacak adam mıydın diye çok saçma bir yorum yaparak bitirmek istiyorum :)

2 yorum:

  1. Güzel filmdi.George Clooney ile ilgili yorumunuza katılıyorum :). Blogunuzu yeni keşfettim emeğinize sağlık.Film yorumlarınız harika :). Bloggerda yeniyim beklerim;
    http://neyapsamne.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim :)

      Sil