50/50 (Şansa Bak)
Biyografi - Dram - Komedi
Yönetmen: Jonathan Levine
Filmimiz, senarist Will Reiser’ın gerçek hayatını anlatmaktadır.
Konumuz kısaca şöyle; Adam, 27 yaşında, radyo programları için metin yazarlığı yapan ve lanet bir sevgilisi olan ( Bence öyle!) genç bir arkadaşımız. Nadir görülen bir kanser türüne yakalanıyor, ailesi en yakın arkadaşı ve terapisti sayesinde bu zorlu dönemi atlatmaya çalışıyor, atlatmaya çalışırken de hayat ve kendi ile ilgili yeni şeyler keşfediyor bu süreçte.
Joseph Gordon-Levitt'i ilk olarak "Aşkın 500 günü" isimli filmde tanıyıp sevmiştim ( Tanımakta geç kalmış olabilirim! ) Inception filmindeki performansından da hatırlıyoruz kendisini. Bu film ile sevgim kat kat arttı. En yakın arkadaşı rolündeki Seth Rogen ise bence her evde bulunması gereken en yakın arkadaşlardan, hemen edinmek lazım. Rolünü bence hakkıyla yerine getirmiş. Adam'ın sevgilisini evden attığı sahne en bayıldığım sahneydi, tam en yakın arkadaşın yapacağı şekilde güzelce sepetledi kızımızı :)
Filmin en eğlenceli bir o kadar da can yakıcı sahnelerinden biri bence aşağıdaki;
Terapist rolündeki Anna Kendrick ise yeni yetme terapist olarak bence beceriksizliği, ne yapacağını bilememeyi güzel aktarmış. Çok şirindi :) Kendisini Alacakaranlık serisinden ve Aklı havada filminden de hatırlıyoruz zaten.
Ve bu dokunma mevzu ( filmi izleyince anlayacaksınız) hoş olmuş bence:)
Ve anne rolünde bol ödüllü oyuncu Angelica Huston. Birlikte doktor'a gittikleri sahneye bence özellikle dikkat!
Bahsetmesem de olabilir belki, kendisine hala kızgınım ama! The Help filminde de karşıma gıcık bir karakterle çıktı kendisi. Sevgili rolünde Bryce Dallas Howard . Bu kadar nefretimi kazanmayı başardığına göre rolünü çok iyi yaptığını söylebiliriz sanırım.
IMDB Puanı 7.9
Bence kesinlkle izlenmesi gereken bir film, gülecek, ağlayacak, "lütfen ölmesin" diye dua edeceksiniz izlerken.
Bryce Dallas Howard etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bryce Dallas Howard etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Mart 2012 Cuma
29 Mart 2012 Perşembe
The Help
The Help ya da Duyguların Rengi.
Türkçedeki karşılığı bu olmasa da Duygularının Rengi'nin filme çok yakıştığını düşünüyorum.
Film aynı isimli 'New York Times En Çok Satanlar’ listesinde bir numara olan kitaptan uyarlama. Kitabı okumadığım için kitap tam olarak uyarlanmış mı yorumunu yapamayacağım.
Ama bence film başlı başına bir yapıt zaten. 1960 lı yılların ırkçılığını bir güzel gözlerimizin önüne sermiş. İzlerken "beyazlığınızdan" utanabilirsiniz ve bu olayların üzerinden sadece 50-60 yıl geçmiş olması ne kadar da düşündürücü. Uzun bir süre değil bu ve insanlık adına bence en utanç verici olaylardan birisidir.
Filmimiz 1960’lı yılların Mississippi’sinde Skeeter (Emma Stone) isimli, evli mutlu çocuklu arkadaşlarının aksine farklı bir dünya görüşüne sahip, gelişmeye açık güzel kızımızın etrafında gelişen ayrımcılığa sessiz kalamaması ve çok tehlikeli olsa da Aibileen (Viola Davis) ve Minny'nin (Octavia Spencer) ona yardımcı olmayı kabul etmesiyle yazılmaya başlanan bir kitap etrafında bize o yıllarda ki ırkçılığı anlatıyor. Minny' e dikkat diyorum, belki de filmin en çok güleceğiniz sahnelerini o size veriyor ;) ve ayrıca Hilly Holbrook'tan ( Bryce Dallas Howard) nefret etmeye hazır olun!!
Yönetmen Tate Taylor ve IMBD puanı 8.0
Ve son olarak bence filmi izlemeden önce aşağıdaki fotoğrafı incelemenizde fayda var, filmi daha iyi anlamanızı ve sizin için gerçekliğini arttırmasına yardımcı olacağını düşünüyorum.
Bu fotoğrafı Elliott Erwitt 1950 yılında Kuzey Karolayna’da çekmiş. Bir tuvalet , beyazlar - renkliler olarak ayrılmış 2 adet çeşme! Çeşmelerin farkı gözünüzden kaçmamıştır umarım.
Türkçedeki karşılığı bu olmasa da Duygularının Rengi'nin filme çok yakıştığını düşünüyorum.
Film aynı isimli 'New York Times En Çok Satanlar’ listesinde bir numara olan kitaptan uyarlama. Kitabı okumadığım için kitap tam olarak uyarlanmış mı yorumunu yapamayacağım.
Ama bence film başlı başına bir yapıt zaten. 1960 lı yılların ırkçılığını bir güzel gözlerimizin önüne sermiş. İzlerken "beyazlığınızdan" utanabilirsiniz ve bu olayların üzerinden sadece 50-60 yıl geçmiş olması ne kadar da düşündürücü. Uzun bir süre değil bu ve insanlık adına bence en utanç verici olaylardan birisidir.
Filmimiz 1960’lı yılların Mississippi’sinde Skeeter (Emma Stone) isimli, evli mutlu çocuklu arkadaşlarının aksine farklı bir dünya görüşüne sahip, gelişmeye açık güzel kızımızın etrafında gelişen ayrımcılığa sessiz kalamaması ve çok tehlikeli olsa da Aibileen (Viola Davis) ve Minny'nin (Octavia Spencer) ona yardımcı olmayı kabul etmesiyle yazılmaya başlanan bir kitap etrafında bize o yıllarda ki ırkçılığı anlatıyor. Minny' e dikkat diyorum, belki de filmin en çok güleceğiniz sahnelerini o size veriyor ;) ve ayrıca Hilly Holbrook'tan ( Bryce Dallas Howard) nefret etmeye hazır olun!!
Yönetmen Tate Taylor ve IMBD puanı 8.0
Ve son olarak bence filmi izlemeden önce aşağıdaki fotoğrafı incelemenizde fayda var, filmi daha iyi anlamanızı ve sizin için gerçekliğini arttırmasına yardımcı olacağını düşünüyorum.
Bu fotoğrafı Elliott Erwitt 1950 yılında Kuzey Karolayna’da çekmiş. Bir tuvalet , beyazlar - renkliler olarak ayrılmış 2 adet çeşme! Çeşmelerin farkı gözünüzden kaçmamıştır umarım.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)







