11 Ocak 2013 Cuma

Je Vais Bien, Ne T'en Fais Pas

Je Vais Bien, Ne T'en Fais Pas - Benim İçin Üzülme

Yönetmen: Philippe Lioret
Yapım: Fransa - 2006
Dram


Bu film benim için fazla özel.. Bir kere böyle sıcak ve samimi filmleri seviyorum. Hüznün ve acının en saf haliyle, dramatize edilmeden, gözümüze sokulmadığı filmlerin kalbimde yeri çok ayrı.. Ama bu filmin çok daha ayrı bir tarafı var benim için.. Bu filmi izlememi kesinlikle tavsiye eden arkadaşım, etkileneceğimi çok çok iyi biliyormuş, ısrarını daha iyi anladım izledikten sonra..
Benim için çok ayrı bir yeri oldu bu filmin. Çünkü bana bu hayatta "en çok sevdiğin insan kim?" deseniz, ki bu cevaplaması zor bir sorudur, annemiz mi, babamız mı, eşimiz mi, kardeşimiz mi? sıramalayı yapmak zordur, hatta kimse sıralama yapmak istemez. Benim için ise asla zor olmaz, ilk sıra bellidir.. Kardeşim!! Hiç kimse onun önüne geçemez. Bu hislerle izleyince filmi, daha da bir anlamlı ve biraz da yaralayıcı aslında..
 
Yazıyı okurken de mümkünse, filmin şarkısını da dinlemenizi tavsiye ederim.. Filmin tüm müzikleri için adres Aaron grubu..
 
 
 
Lili (Mélanie Laurent)  İspanya tatilinden dönüşte ikiz erkek kardeşini evde bulamaz. Annesi (Isabelle Renauld) kardeşinin babası (Kad Merad) ile yaşadığı bir tartışma sonucu evi terk ettiğini söyler. Ailesi bu olayı çok normal karşılamaktadır ve Lili'ye sorun olmadığını söylerler. Ailesinin umursamaz tavrı Lili'yi deli eder, kardeşinden bir haber bekler durur ama ses çıkmadıkça Lili depresyona girer, yemek yememeye başlar ve sonunda hastaneye yatırılır. Kardeşinin ondan habersiz gitmesini kabul edemez. Sonunda kardeşinden gelen kart ile Lili düzelmeye başlar.
 

Lili bu dönemde ayrıca hayatı ile ilgili de kararlar alma aşamasındadır. Üniversite eğitiminden vazgeçip çalışmak ister, yeni arkadaşlar edinir. Evden ayrılıp kendine ayrı bir hayat kurmaya çalışır. Bu dönemde kardeşinden gelen kartlar tek mutluluğudur. Biraz kafası karışık, biraz ne yapacağını bilmez.. Aşk'a bile şans veremeyecek kadar kapanmıştır kendi içine.. Gelen her kartta kardeşinin babası ile ilgili olan kötü düşüncelerini, sesli bir şekilde babasına okuyup, kardeşinin gidişinden sorumlu tuttuğu babasından da bir nevi intikam alır.

Filmde ki baba karakteri ile ilgili düşüncelerimiz filmin başında ve sonunda çok farklı hal alıyor. Sabırla kendisi ile ilgili yazılanları dinlemesi, oğlunu "kendi yüzünden" kaybetmişken, kızının ona olan kızgınlığını göre göre yanında olmaya çalışması. Kartlarda yazılan şeyleri dinlerken, "evet bunları ben yaptım" öz eleştirisini görebilirsiniz babada. Adama kızgınlığınız ve duyarsızlığı yüzünden nefret beslemeniz bir yana, oğlunun müziğini arabada tek başına dinlediği sahne ona bizi biraz da olsa yaklaştırıyor. Aslında "baba" karakteri ayrı bir yazı konusu bence..


Ben bu filmi iki kere izlemenizi tavsiye ediyorum. Benim için bu film, kardeşlik duygusunun yüceliğinden öte, annelik va babalık olgusunu da sorguladığım bir film oldu. Anne ve babaya bakış açımızı değiştirecek bir kaç sahneden sonra filmin en başından bu duygularla izlenmesinin de güzel olacağını düşünüyorum. Annelik, babalık nerede başlar, nerede biter? Biter mi? Ki bitmez gibi gözüküyor.. Çocuğunu bu kadar iyi tanımak her anne, baba için geçerli midir? Filmi sadece kardeşlik üzerinden değerlendirmek haksızlık olur, asıl mevzu anne - baba olmak belki de..
 
Daha fazla karıştırmadan, keyfinizi kaçırmadan çekiliyorum.. Sayfalarca yazarım, konuşurum bu film için ama bence izleyin, siz zaten günlerce kendi kafanızda konuşursunuz..
 
Şarkıyı dinlemeyi unutmayın, müziğinin yanında sözleri ayrı güzel..
 
IMDB Puanı: 7.4

12 yorum:

  1. izlenecekler listeme ekledim.

    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım beğenirsin, yorumunu bekleyeceğim. Senin yazdığın filmlerden de ben liste yapıyorum.
      Sevgiler :)

      Sil
    2. ilk duyuyorum bu filmi seda, etkileyici olabilir gibi geldi. eline sağlık güzel anlatmışsın :)

      Sil
    3. Teşekkür ederim :) seversin bence, cok sakin ve duygusal bir film.

      Sil
  2. harika filmlere benziyor her biri, takipte olacağım sizi :)
    bana da beklerim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Görüşmek üzere :)

      Sil
  3. bütün fransız filmleri özel benim için.
    tout va bien yani.
    en iyiler yazımı da oku bak.
    en iyileri seçtim.
    :)
    en iyisi de tabii ki, goodbye first love.
    :)
    diğer blogdan okuyorum.
    kaybolsan da görünüyorsun arada.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim için de çok özel Fransız filmleri. Ayrı bir tat alıyorum. En iyiler yazını okumuştum, tekrar bakayım, atladığım film var mı diye. Goodbye first love filmini izledim ve hayran olmuştum bende. Bir türlü yazamadım ama. Bu aralar karışığım biraz, kesin dönüş yapamadım. Gelirim yakında :)

      Sil
  4. İnstagram'dan bulduk birbirimizi:)) çok mutlu oldum çünkü sinema sever bir blog daha tanımak çok hoş oldu...Sanat, edebiyat, sinema en sevdiklerim...
    İnstagram adım natali_kontes
    Sevgilerimle...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında sen beni tanıyorsun, diğer blogumdan :) Bu ilk blogum, en kıymetlim. Diğerini can sıkıntısından açmıştım, oradan konuşmuşluğumuz vardı. İnstagram da bilerek buldum seni, bulduğuma da çok sevindim :)

      Sil
  5. ne güzel anlatmışsınız..
    merak ettim,en kısa zamanda izleyeceğim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim.. seveceginizi düşünüyorum filmi, iyi seyirler.

      Sil